12-17 Eylül tarihleri arasında Gümüşlük Akademi Vakfı , deprem bölgelerinden gelen ve göçmen kökenlilerin de aralarında bulunduğu gençlere yönelik 5 günlük özel bir Yaz Okulu’na ev sahipliği yaptı. “Birlikte Yaşam Sanat Kampı” adını taşıyan bu anlamlı etkinlik, Samandağ ve Gaziantep’ten gelen 20 genci sanatın iyileştirici gücü etrafında buluşturdu.
Bu deneyim, GAR Kolektif Koordinasyon , Bodrum Belediyesi ve Melek Art Bodrum’un destekleriyle hayata geçirildi. Gülay Uğur Göksel, Özgür İlke Şanlıer and Gülben Eşberk bu projenin koordinatörlüğünü yaptı.
Kampın Hedefleri
Kamp, katılımcıların travma sonrası süreçlerine destek olmayı ve birlikte yaratmanın gücünü keşfetmelerini amaçladı. Temel hedefler şunlardı:
- Farklı geçmişlere sahip (göçmen ve göçmen olmayan) üniversite öğrencilerinin etkileşim kurması, iyileşmesi için güvenli bir alan yaratmak.
- Sanatçıları, araştırmacıları ve öğrencileri; güven, dayanışma, ev ve birlikte yaşama temaları üzerinde birlikte düşünmeye ve birlikte yaratmaya teşvik etmek.
- Katılımcıların travma ile başa çıkma mekanizmalarını yeniden keşfetmelerini ve zorluklarla yüzleşmek için öz saygı, özgüven ve cesaret duygularını artırmalarını sağlamak.
Program Detayları ve Yürütücü Ekip
Yoğun ve çok yönlü program, katılımcılara hem fiziksel hem de zihinsel bir yolculuk sundu:
- Güne Başlangıç (08:30): Gün, Hale İrtem eşliğinde yapılan Çigong seanslarıyla enerjik bir şekilde başladı.
- Sanat Terapisi (09:30 – 12:00): Ezgi İçöz ve Derya Dinç yönetiminde sanat terapisi seansları düzenlendi.
- Atölye Çalışmaları (13:00 – 17:30): Öğleden sonraları, sanatın farklı disiplinlerine odaklanan atölyelerle geçti:
- Resim: Murat İrtem
- Ekoprint: Özgür Savaş
- Film: Mert Eşberk
- Akşam Buluşmaları (17:30 – 19:30): Katılımcılar köyde etkinliklere, sanatçı söyleşilerine ve dans stüdyosu çalışmalarına katıldı.
- Diyalog Çalıştayları (19:30 sonrası): Akşam yemeklerinin ardından, günün ve kampın ana temaları üzerine derinlemesine diyalog çalıştayları gerçekleştirildi.
Temalar ve Yansımalar
Kampın en önemli çıktılarından biri, gençlerin düşüncelerini özgürce paylaştığı diyalog oturumları oldu. Bu oturumlarda “Ev-Evsizlik” , “Utanç-Cesaret” ve “Birlikte Yaşamak” gibi kavramlar ele alındı.
Konuşmalarda öne çıkan bazı çarpıcı temalar ve ifadeler şunlardı:
- Toplum ve Dış Algı : Katılımcılar, toplumsal düzeyde seslerinin duyulmadığını hissettiklerini belirtti: “Ülkede hayal kuramıyoruz” , “Zaten benim sesimi duymuyor”.
- Umutsuzluk ve Gerçeklik : Yaşadıkları zorlukların derinliğini yansıtan ifadeler paylaşıldı: “Yaşama umudu tabii var ama değişim umudu yok” , “Yaşıyorum ama ölü gibi hissediyorum” , “Biz her felakette bir araya geliyoruz”.
- Sınırlar ve Yapılar : Hem fiziksel hem de toplumsal sınırlar sorgulandı: “Günlük yaşantımızda da sınırlar var” , “Halk konseyi hayal”.
- Sergi: Kampın sonunda düzenlenen sergide toplumsal algıları sorgulayan temalar işlendi.





