Göç ve Deprem – Durum Tespit Raporu

13 Mart 2023

Deniz Sert, Didem Danış, Eda Sevinin

Giriş

Bu rapor, Göç Araştırmaları Derneği (GAR) tarafından, yaşadığımız büyük deprem felaketi sonrasında çoğu zaman görmezden gelinen ya da ayrımcı söylem ve pratiklere maruz kalan mülteci ve göçmenlerin durumunu tespit etmek üzere hazırlandı.

GAR olarak depremin ilk gününden bu yana afet bölgesindeki kişileri ve kurumları arayarak, mültecilere yönelik nefret söylemi ve dayanışma içeriklerini arşivleyerek ve göç alanında çalışan çeşitli sivil toplum kurumlarıyla koordineli hareket ederek sürece dahil olmaya gayret ediyoruz. Depremin ilk haftasında edindiğimiz bilgilerden yola çıkarak 11 Şubat 2023 tarihinde “Depremde Göçmen ve Mültecilere Dair Durum Tespiti” başlıklı bir yazı kaleme aldık ve kamuoyuyla paylaştık. İlk durum tespiti raporunda göçmen ve mültecilerin karşı karşıya kaldığı iki ana sorunun nefret söylemi ve düşmanlaştırma ile barınma olduğunu belirtmiştik. Her iki sorunun da deprem bölgesinde ve deprem sonrası göç ettikleri yerlerde mekânsal ayrışma ve dışlanmaya yol açabileceğine dikkat çekmiş; bu nedenle ilerleyen dönemlerde daha ayrıntılı bir izleme ve sistematik raporlamanın yapılması gerektiğini ifade etmiştik.

Bu ihtiyaçtan hareketle, 23-27 Şubat tarihleri arasında, Kahramanmaraş’tan başlayarak Mersin’e uzanan bölgede beş günlük bir izleme faaliyeti gerçekleştirdik. Saha ziyaretinin ilk amacı bölgedeki göçmen ve mültecilerin yaşadığı sorunların yanı sıra kurabildikleri dayanışma ağlarını yerinde görebilmekti.. İkinci amacımız ise afet bölgesinde göçmen ve mültecilerle çalışan çeşitli sivil toplum ve insani yardım örgütleriyle görüşmeler yaparak, alanda faal çalışan aktörleri tespit etmek, yaşadıkları sorunları ve üretmeye çalıştıkları çözümleri anlayabilmekti. Bu raporun amacı da izleme sırasında edindiğimiz bilgilerden yola çıkarak depremden etkilenmiş mülteci ve göçmenlerin yaşadıkları sorunları ve bu sorunlar karşısında geliştirdikleri çözümleri sistematik bir şekilde sunmak. Ayrıca, uzun süreceği belli olan afet müdahalesi sürecinde, göç ve iltica alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin, ilgili kamu kurumlarının ve sivil dayanışma ağlarının göçmen ve mülteciler için daha kapsayıcı afet müdahale süreçlerini geliştirebilmek için neler yapabileceğini tartışmak.

Depremin etkilerinin en ciddi biçimde hissedildiği iller, aynı zamanda mülteci ve göçmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehirler. resmî rakamlara göre, bölgede Geçici Koruma Statüsüyle (GKS) bulunan Suriyelilerin nüfusu 1.738.035.[1] Bu rakam Türkiye’de yaşayan GKS sahibi Suriyelilerin %49,64’üne tekabül ediyor. Yani Türkiye’de GKS ile kayıtlı Suriyelilerin neredeyse yarısı depremden doğrudan etkilenmiş durumda. Ancak depremin ilk gününden itibaren baroların ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin yazdıkları raporlar ve bu araştırma kapsamında yaptığımız görüşmeler acil yardımların ulaştırılmasında, Suriyeli nüfusun görünmezleştiğini ve ciddi ayrımcılıklara maruz kaldığını gösteriyor. Söz konusu Suriyeliler olduğunda, acil insani yardımın ayrım gözetmeme ve tarafsızlık ilkelerine riayet edilmediği görülüyor.[2]Raporun ilerleyen bölümlerinde ayrıntılarıyla tartışacağımız bu ayrımcı tavrın, yalnızca AFAD ve Kızılay gibi resmî kurumlar tarafından değil, mülki idare ve yerel yönetimler tarafından da yeniden üretildiğini gözlemledik.

Bu raporda, ilk olarak metodolojik konulara kısaca değineceğiz. Ardından önce depremin yarattığı genel sorunları, sonraki bölümde ise “deprem sonrasında yerinden edilme, göç ve barınma” konusunu tartışacağız. Deprem sonrası göç, sadece göçmen ve mültecileri değil, depremi yaşamış milyonlarca kişiyi etkileyen bir olgu olduğu için, deprem sonrası genel bağlamı anlamak için kritik öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Raporun ikinci bölümünde, göçmen ve mültecilerin karşı karşıya kaldığı özgül sorunları ele alacağız. Göçmen ve mültecilerin de depremzede olduğu ve diğer pek çok kişiyle benzer sorunlar yaşadığı bir gerçek. Ancak gerek yasal statüleri gerekse de toplumsal alandaki damgalanma ve dışlanmaya maruz kalmaları sebebiyle, birden çok kez yerinden edilmek, yardımlarda ayrımcılığa maruz kalmak gibi farklı sorunlarla da boğuşmak durumunda kalıyorlar. Son bölümde ise, devam eden belirsizlikleri ve politika önerilerimizi paylaşacağız.

 

[1] Göç İdaresi Başkanlığı. “Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyelilerin İllere göre Dağılımı”. (Son güncelleme 2 Şubat 2023). Şu adresten ulaşılabilir: https://www.goc.gov.tr/gecici-koruma5638.

[2] Mülteci-Der. 13 Şubat 2023. “Basın Açıklaması: Afette Depremzede Mültecilere Yönelik Tutumlar Endişe Verici!”.