Skip to content
  • GAR
    • Hakkımızda
    • Yönetim
    • Faaliyet Raporları
    • Duyurular
    • Üyeler
    • Ekibimiz
    • Tüzük
    • Politika Belgeleri
  • Yayınlar
    • Açıklamalar
    • Okuma Listeleri
    • GarBlog
    • Bültenler
    • Kitaplar
    • GAR Youtube
    • GAR Podcast
  • GARSanat
    • Birlikte Yaşam Yaz Sanat Kampı
    • EGEHUB
    • Göçmen Müzisyenler
    • Göç Sanat Dayanışma Söyleşi Serisi
    • Rebloom Festivali
    • Öteki Hikayeler
  • GAR Akademi
    • Eğitimler
    • GarEP
      • 2003 Güz Dönemi – 2024 Kış Dönemi
      • 2023 Bahar Dönemi
      • 2022 Güz Dönemi
      • 2022 Bahar Dönemi
      • 2021 Güz Dönemi
      • 2021 Bahar Dönemi
    • Yaz Okulları
  • Etkinlikler
    • Atölye ve Konferanslar
    • Güncel Göç Seminerleri
  • Araştırmalar
  • İletişim
logo5

Gelenekten Geleceğe: Türkiye’nin Göç Yönetiminde Eski Vurgular ve Yeni Stratejiler

Gelenekten Geleceğe: Türkiye’nin Göç Yönetiminde Eski Vurgular ve Yeni Stratejiler

Deniz Şenol Sert & Gülay Uğur Göksel

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 28 Nisan 2025’te İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde farklı üniversitelerden uluslararası öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşen “Türkiye Yüzyılı’nda Türkiye’nin Göç Yönetimi Modeli” konferansındaki konuşması, Türkiye’nin tarihî misafirperverlik geleneğiyle bugünün küresel göç hareketlerine dair gerçekleri harmanlama çabası olarak öne çıktı diyebiliriz. Konuşmanın açılışında, dünyada her yıl milyonlarca insanın savaş, terör, yoksulluk ve iklim değişikliği gibi faktörlerle yerinden edildiği, son on yılda göç yollarında 72 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ve göçmen nüfusunun dünya nüfusunun yüzde 3,6’sını aştığı rakamları hatırlatıldı. Bu veriler, Türkiye’nin üç kıta arasında stratejik konumunun yüklediği sorumluluğu gözler önüne sererken, aynı zamanda insani dayanışma vurgusunu da pekiştirdi .

Konuşmanın geçmişe dair vurgu yapılan bölümlerinde Anadolu’nun “eman yurdu”(i) rolü öne çıkarıldı. Engizisyon zulmünden kaçarak Osmanlı topraklarına sığınan Museviler’den, Balkan coğrafyasındaki muhacirlere kadar uzanan bu yardım geleneği, Türkiye’nin tarih boyunca mazlumlara kapılarını açtığına dair güçlü bir simge olarak konuşmaya yansıtılmıştı. Ancak bu insani söylemin pratikte sıkı sınır kontrolleriyle dengelendiği gene verilerle belirtildi.Yaklaşık 270 bin düzensiz göçmenin engellenmesi, 263 bin kişinin sınır dışı edilmesi ve 14.400 kaçakçı operasyonu, güvenlik odaklı yaklaşımın hâlâ Türkiye göç politikasının omurgasını oluşturduğunu gösteriyor. Burada, misafirperverlik ile güvenlik kaygıları arasında inşa edilen “hassas denge”, eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde entegrasyon ya da Göç İdaresi Başkanlığının deyimiyle sosyal uyum süreçlerinin bu dengenin neresinde olduğu sorusunu akla getiriyor.

Konuşmanın yenilikçi denebilecek kısmı, eğitim diplomasisi fikri etrafında toplanmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 190’dan fazla ülkeden 340 bini aşkın uluslararası öğrencinin kendi kaynaklarıyla Türkiye’de eğitim gördüğünü ve mezunlarının bugün dünya çapında bürokrat, iş insanı ve siyasetçi kimlikleriyle faal olduklarını vurgulayarak göçü bir “kamu diplomasisi” aracı olarak tanımladı. Bu yaklaşım, göçmenleri sadece korunan bireyler olarak görmekten ziyade, ülkenin uluslararası itibarını ve yumuşak gücünü artıracak aktif aktörler şeklinde konumlandırıyor. Fakat bu söylem, eğitim kalitesi, mezunların geri dönüş oranları ve beyin göçü gibi uzun vadeli sonuçlarla nasıl ölçümlenecek, henüz netlik kazanmış değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir diğer yenilikçi vurgusu, göçmenlerin ekonomik ve beşeri sermaye katkısıydı. Konuşmada, göçmenleri daha çok tüketim ekseninde tartışan zihniyetin aksine, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde yarattıkları katma değer ön plana çıkarıldı. Buna karşın, kayıt dışı istihdam, sosyal uyum sorunları ve işgücü piyasasındaki dezavantajlı konum gibi pratik engeller hakkında somut çözüm adımları duyurulmadı; bu boşluğu, göçmen entegrasyonuna dair retoriğin fiili politikaya yansımaması olarak nitelendirebiliriz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasındaki “göç yeni bir buluşmadır” mottosuyla formüle edilen çok boyutlu perspektife göre, göçmen hareketliliği artık kültür, ticaret ve bilim eksenlerinde ele alınmalı ve alınacak. Genç dinleyicilere yönelik olarak doğru bilgilendirme kampanyaları, önyargıları kırmaya yönelik eğitim programları ve yerli halkla entegrasyonu destekleyecek projeler vaat edilenler arasındaydı. Bu vizyon, güvenlik merkezli söylemin ötesine geçerek göçü bir “karşılaşma” ve “yeni ortaklıklar” fırsatı olarak tanımlıyor. Yine de, bu paradigma değişikliğinin saha düzeyindeki uygulamaları henüz denetlenebilir ya da sorgulanabilir somut adımlarla desteklenebilir mi bilemiyoruz.

Konuşmanın sonundaki “Türkiye Yüzyılı” vizyonu göç yönetimine uzun vadeli bir stratejik çerçeve sağlama amacını güdüyor. Uzun yıllardır eleştirilen kısa vadeli kriz müdahalelerinin ötesine geçip yüz yıllık bir perspektif önerilmekte. Ancak bu vizyonun finansmanı, uluslararası iş birliği mekanizmaları ve sürdürülebilirlik stratejilerinin detayları hâlâ bir muamma . Dolayısıyla, “Türkiye Yüzyılı” söylemi ne kadar iddialı olursa olsun, uygulanabilir proje planları ve kaynak tahsislerine dair somut bilgiler ortaya konmadan mevcut retoriğin eyleme dönüşeceği konusunda şüpheci davranmamak elde değil.

Konuşmanın ardından düzenlenen panelde Türkiye’nin göç politikalarının “güven, açıklık ve medeniyet değerleri” üzerine inşa edildiği vurgulandı. “Biz kimseye yalan söylemiyoruz” sözleriyle şeffaflık ilkesinin altı çizilirken, bir yandan tüm kaynak ülkelerle eş zamanlı ve açık iletişim kurulabildiğinin, diğer yandan bu güvene dayalı iş birliklerinin bölgesel ve küresel düzeyde Türkiye’yi eşsiz kıldığı belirtildi.

Panelin ilk konuşmacısı Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Türkiye’nin göç yönetiminde “düzenlilik, kontrol edilebilirlik, insanilik ve iş birliği” ilkelerinin “kutsal” dörtlüsünü oluşturduğunu anlattı. Kök’e göre, düzensiz göçle mücadeledeki başarı, geri gönderme merkezlerinde insan hakları standartlarına azami ölçüde riayet edilmesiyle dengelenmeli; bu sayede ne tamamen güvenlik ne de sadece insani boyut ağırlık kazanmalı. Yüksek Öğretim Kurulu, YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Halim Haldun Göktaş ise yükseköğretimin uluslararasılaşmasına odaklanarak, Türkiye’deki 340 bini aşkın uluslararası öğrencinin yalnızca bilgi tüketicisi değil, karşılıklı kültürel öğrenmeyi besleyen birer aktör haline geldiğini vurguladı. Göktaş, mezun ağlarının güçlendirilmesi ve eğitim kalitesinin yükseltilmesinin, bu öğrencilerin Türkiye’nin gönüllü temsilcileri olarak daha etkin rol üstlenmesini mümkün kılacağını söyledi. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan Yardımcısı Murat Kazancı ise, burs programlarının ötesinde kültürel oryantasyon, Türkçe eğitimi, toplumsal uyum ve mezun takip sistemleri gibi kapsamlı destek mekanizmalarının hayata geçirildiğini anlattı. Kazancı’ya göre bu programlar, uluslararası öğrenciler ile yerel toplum arasında kurulan köprünün kalıcı ve dinamik olmasını sağlıyor.

Genel olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması ve izleyen paneldeki vurgular, eskiye dönük insani sorumluluk ve güvenlik yaklaşımlarını korurken; yeni dönemde eğitim diplomasisi, ekonomik katkı, çok boyutlu perspektif ve uzun vadeli stratejik vizyonu bir araya getirdi. Ancak tüm bu yeni argümanlar, pratikte nasıl hayata geçecek sorusuna cevap aramaya devam edilmeli. Güvenlik ile fırsatlar arasındaki dengenin kurulup kurulamayacağı ve retoriğin saha uygulamalarına yansıması, Türkiye’nin göç modelinin gerçek başarısını önümüzdeki dönemde belirleyecek en kritik husus olarak öne çıkacak gibi görünüyor.

 

(i) “Eman yurdu” ifadesi, Osmanlı ve İslâm geleneğinde, zulme uğrayan veya tehlike altındaki kişilerin sığındığı, korunup gözetildiği yer anlamına gelir. “Eman” Arapça’dan gelir ve “koruma, güvence” demektir; “yurt” ise “memleket, barınak” demektir. Birlikte kullanıldığında “eman yurdu”, mazlum ve muhtaç kişilere güvenli sığınak sunan toprakları veya devleti ifade eder.

* GAR Blog’ta yayınlanan yazılarda görüşler bütünüyle yazarlara aittir, Göç Araştırmaları Derneği’nin görüşlerini yansıtmaz.

**Görsel CHATGPT ile oluşturulmuştur.

İlgili Yazılar

Türkiye’de göç bağlamında gruplar arası ilişkiler, sosyal uyum ve bir arada yaşam: Bir çoklu yöntem araştırması

Türkiye’de göç bağlamında gruplar arası ilişkiler, sosyal uyum ve bir arada yaşam: Bir çoklu yöntem araştırması

Kalıcı Çözümler Politika Notu – II

Kalıcı Çözümler Politika Notu – II

Yeni Düzenin Eski Aracı: Göç

Yeni Düzenin Eski Aracı: Göç

Prof. Dr. Cenk Saraçoğlu ile söyleşi: 21. Yüzyılda Mültecilik ve Yurt Hakkı

Prof. Dr. Cenk Saraçoğlu ile söyleşi: 21. Yüzyılda Mültecilik ve Yurt Hakkı

Göç Araştırmaları Derneği’nde Yeni Yönetim Kurulu Göreve Başladı

Göç Araştırmaları Derneği’nde Yeni Yönetim Kurulu Göreve Başladı

KİME AÇAR RÜZGÂR KAPISINI? Hafıza, Sanat ve Karşılaşma Üzerine Bir Sergi Kitabı

KİME AÇAR RÜZGÂR KAPISINI? Hafıza, Sanat ve Karşılaşma Üzerine Bir Sergi Kitabı

GARBülten

SON YAZILAR

  • Türkiye’de göç bağlamında gruplar arası ilişkiler, sosyal uyum ve bir arada yaşam: Bir çoklu yöntem araştırması
  • Kalıcı Çözümler Politika Notu – II
  • Yeni Düzenin Eski Aracı: Göç
  • Prof. Dr. Cenk Saraçoğlu ile söyleşi: 21. Yüzyılda Mültecilik ve Yurt Hakkı
  • Deniz Coşan Eke

Göç Araştırmaları Derneği | GAR Verified account Takip Et

GAR_Dernek
gar_dernek

Göç Araştırmaları Derneği | GAR

Verified account @gar_dernek ·
3 Eyl

✒️ GAR member Dr. Didem Danış has written for Migreurop on the externalisation of migration control in Türkiye. The article “The EU–Turkey Agreement: Ten Years Later, What Consequences?”, looks back at a decade of migration externalisation and examines its consequences for

Twitter'da yanıtla 2095509290278584351 Twitter'da Retweet 2095509290278584351 2 Twitter'da beğen 2095509290278584351 7 X 2095509290278584351
Twitter'da Retweet Göç Araştırmaları Derneği | GAR Retweetlendi
kemalvural

Kemal Vural Tarlan

@kemalvural ·
3 Eyl

Geçiş Dönemi Adaleti Kimler için Mümkün? Ortadoğu’da Dom-Abdal Toplulukları ve Barışın Öteki Yüzü - Kemal Vural Tarlan

Ortadoğu’daki bölgesel güvenlik krizleri ve savaşlar Domları sürekli sınır aşan bir zorunlu göç döngüsüne mahkûm etti. @birikimdergisi

Twitter'da yanıtla 2095369000955847037 Twitter'da Retweet 2095369000955847037 3 Twitter'da beğen 2095369000955847037 2 X 2095369000955847037
gar_dernek

Göç Araştırmaları Derneği | GAR

Verified account @gar_dernek ·
2 Eyl

Our new #GARBlog post, written by Alvard Avagyan: "The Missing Glyph: Biographical Kerning at the Digital Border."
.
"Verification is necessary, and preventing fraud remains a legitimate administrative goal. The central question is not only whether the border can read the data,

Twitter'da yanıtla 2095191446357721180 Twitter'da Retweet 2095191446357721180 Twitter'da beğen 2095191446357721180 1 X 2095191446357721180
gar_dernek

Göç Araştırmaları Derneği | GAR

Verified account @gar_dernek ·
31 Ağu

📢 Üyelerimiz Gülay Uğur Göksel ve Meriç Çağlar'ın girişimleriyle; Hubban Network, Urban.koop ve @INTERALIAPRJ ile birlikte paydaşı olduğumuz; göç, aidiyet ve yerinden edilme deneyimlerini sanat, performans ve kişisel hikâyeler üzerinden buluşturan, göçmen sanatçılarla kolektif

Twitter'da yanıtla 2094308902112227584 Twitter'da Retweet 2094308902112227584 2 Twitter'da beğen 2094308902112227584 4 X 2094308902112227584

“Bu web sitesi Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla Göç Araştırmaları Derneği’ne aittir ve AB’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.”

KVKK Aydınlatma Metni
Çerez Politikası
Rıza Beyanı
When autocomplete results are available use up and down arrows to review and enter to go to the desired page. Touch device users, explore by touch or with swipe gestures.
No Result
View All Result
  • GAR
    • Hakkımızda
    • Yönetim
    • Faaliyet Raporları
    • Duyurular
    • Üyeler
    • Ekibimiz
    • Tüzük
    • Politika Belgeleri
  • Yayınlar
    • Açıklamalar
    • Okuma Listeleri
    • GarBlog
    • Bültenler
    • Kitaplar
    • GAR Youtube
    • GAR Podcast
  • GARSanat
    • Birlikte Yaşam Yaz Sanat Kampı
    • EGEHUB
    • Göçmen Müzisyenler
    • Göç Sanat Dayanışma Söyleşi Serisi
    • Rebloom Festivali
    • Öteki Hikayeler
  • GAR Akademi
    • Eğitimler
    • GarEP
      • 2003 Güz Dönemi – 2024 Kış Dönemi
      • 2023 Bahar Dönemi
      • 2022 Güz Dönemi
      • 2022 Bahar Dönemi
      • 2021 Güz Dönemi
      • 2021 Bahar Dönemi
    • Yaz Okulları
  • Etkinlikler
    • Atölye ve Konferanslar
    • Güncel Göç Seminerleri
  • Araştırmalar
  • İletişim