Skip to content
  • GAR
    • Hakkımızda
    • Yönetim
    • Faaliyet Raporları
    • Duyurular
    • Üyeler
    • Ekibimiz
    • Tüzük
    • Politika Belgeleri
  • Yayınlar
    • Açıklamalar
    • Okuma Listeleri
    • GarBlog
    • Bültenler
    • Kitaplar
    • GAR Youtube
    • GAR Podcast
  • GARSanat
    • Birlikte Yaşam Yaz Sanat Kampı
    • EGEHUB
    • Göçmen Müzisyenler
    • Göç Sanat Dayanışma Söyleşi Serisi
    • Rebloom Festivali
    • Öteki Hikayeler
  • GAR Akademi
    • Eğitimler
    • GarEP
      • 2003 Güz Dönemi – 2024 Kış Dönemi
      • 2023 Bahar Dönemi
      • 2022 Güz Dönemi
      • 2022 Bahar Dönemi
      • 2021 Güz Dönemi
      • 2021 Bahar Dönemi
    • Yaz Okulları
  • Etkinlikler
    • Atölye ve Konferanslar
    • Güncel Göç Seminerleri
  • Araştırmalar
  • İletişim
logo5

GAR BLOG- Hubban Yaratıcı Göçmen Ağı Sultanbeyli Sergi Açılışı Hakkında

Cheyenne Toss

9 Mayıs 2024

Cheyenne Toss, farklı göçmen toplulukları arasında etkileşimi arttırmaya yönelik bir girişim olan Hubban Yaratıcı Göçmen Ağı’nın İstanbul Sultanbeyli’de gerçekleşen sergisine dair gözlemlerini yazdı.

Cheyenne Toss*

9 Mayıs 2024

Bu blog yazısının konusu Sultanbeyli’de, Ziya-ül Hak Caddesi’nde 21 Nisan 2024 tarihinde öğleden sonra gerçekleşen sergi açılışıdır. Sergi 28 Nisan’a kadar görülebilir.

Etkinlik fikri ve organizasyonu VAHA programına ve HUBBAN ortak girişimine aittir.

VAHA programı, bağımsız sanat ve kültür alanlarının güçlendirilmiş sesleriyle birlikte ve onlar için tasarlanmıştır. Amacı Türkiye’nin sınırları içinde, aynı zamanda komşu ülkelerde ve Avrupa’da da kamusal tartışma ve diyalogları kolaylaştırmaktır.

VAHA, hibrit alanları ve bölgelerdeki demokratik krizlere bağlamsal yanıtları bir araya getirerek, yerel uygulamaların özellikle özgür ifade platformlarını ve kültürel programları desteklemek için nasıl kullanılabileceğini araştırıyor. Programın web sitesinde programın amacı “Zor ve baskıcı koşullar altında kültürel ve sanatsal faaliyetleriyle kamusal tartışmayı teşvik eden girişimleri bir araya getirmek” olarak açıkça belirtiliyor. Program iki aşamalı olarak uygulanıyor.

İlk aşamada (Zemini Tanımlama ve Tohumlama) tüm yerel merkezlerin faaliyetlerine ve sürdürülebilirliğine odaklanılıyor. İkinci Aşamada (Ekim), merkezler ulusötesi işbirlikleri yoluyla çalışmalarını genişletmeye teşvik ediliyor ve bir dizi toplantı ile ortaklık kurma ve ölçeklendirme süreçleri desteklenmiştir. Bunu, merkezlere sonuçlarını yeni bağlamlarda ve VAHA ağı içinde ve dışında yeni ortaklarla yaygınlaştırma fırsatının sunulacağı üçüncü bir aşama (Hasat) izleyecektir.

Bu merkezlerden biri, Türkiye’nin büyük şehirlerindeki sürekli değişen mülteci topluluklarının dinamiklerini keşfetmeyi amaçlayan, şehir merkezli iki kuruluşun ortak girişimi olan HUBBAN’dır. Merkez, diğer şeylerin yanı sıra, farklı mülteci nesilleri arasındaki bağlantıları, örtüşmeleri ve karşılaşmaları haritalandırmayı amaçlıyor. Ayrıca HUBBAN, bu toplulukların şehrin ayrılmaz parçaları olarak kabul edilmesinin önemini vurgulamakta ve bu nedenle aynı çevreye göç etmiş farklı kültürler arasında köprü kurmak için kültürel alışverişi ve ortaklıkları teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Bu, entegrasyona katkıda bulunmak için mutfak uygulamalarından performans sanatına kadar çeşitli kültürel öğeler şeklinde olacaktır.

Pazar günü yapılan sergi açılışı bunun güzel bir örneğiydi. Etkinlik iyi düşünülmüştü. Müzisyenler ve etkinlik katılımcıları için Kadıköy’den bir servis ayarlanmış ve etkinlik yöneticisi herkese hangi mekanda hangi konserin planlandığını belirten bir broşür dağıtmıştı. Elbette sanat eserlerinin ve fotoğrafların sergilendiği dükkanlar da listelenmişti. Daha önce de belirtildiği gibi, etkinlik Sultanbeyli ilçesinde gerçekleşiyordu. Neden orası sorusunu kendime sordum. Bana yapılan açıklama, bölgenin 2012’den bu yana yerel yönetim projeleri, topluluklara ait dernekler ve çevre bir ilçe olarak konumu nedeniyle mülteci gruplar için ‘güvenli alan’ olarak kategorize edildiği yönündeydi. Organizatör, “Amacımız, İstanbul’un merkezinde gerçekleşen genel kültürel etkinliklerin aksine, sosyal hareketliliğin dışında kalmayacak bir kültürel etkinlik yaratmaktı” dedi. Serginin tamamı Ziya-ül Hak Caddesi’nde gerçekleşti ve konserlerin gerçekleştiği dükkan ve mekanlar da sanat gibi çok çeşitliydi. Bir tatlı dükkanındaki fotoğraflardan bir televizyon dükkanındaki video çizimlerine ve bir giysi dükkanındaki resimlere kadar. Sorumlu kişi Onur Atay bana sanatçılarla temasın nasıl gerçekleştiğini anlattı. Aktardığına göre eserler, internet üzerinden yapılan bir çağrı ve son aylarda mülteci örgütleri tarafından kurulan sosyal ağdan birebir bağlantılar aracılığıyla toplanmış. Eserler, hem kooperatif üyelerinin hem de HUBBAN ağının farklı bölümlerinden sanatçıların dahil olduğu kolektif bir metodoloji kullanılarak seçilmiş. Örneğin fotoğraflardan bazıları, tıp eğitimi almış ve çalışmış, ancak daha sonra tutkusunun peşinden giderek sanatını sürdürmek için İstanbul’a taşınmaya karar vermiş İranlı bir kadın olan Perin Mohammadi’ye ait. Mohammadi şu anda Marmara Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde fotoğrafçılık eğitimi alıyor.

 

 

Z

2Q== 

 

Müzik de serginin kendisi kadar çeşitliydi. Sanat eserlerinin de sergilendiği bir spor moda mağazasının önünde verilen konserle başladı. Bu konserin özelliği, farklı dillerdeki şarkıların çeşitliliği ve bir akustik ve bir elektro gitar tarafından sağlanan eşliğin sadeliğiydi. Şarkılar daha rahat ve ilgi çekici göründüğü için bu iyi bir başlangıçtı. Birçok kişi durup müziği dinlemek için zaman ayırdığı için başarılı oldu. O andan itibaren açılış bir turne gibi devam etti. İlk konser sona erdi ve Onur Atay ile eski bir mülteci olan ve şu anda Multeci-der’de tamirci, çevirmen ve koordinatör olarak çalışan ve bir nevi yerel irtibat kişisi olan Ebubekir gruba liderlik etti ve sergideki eserleri görebileceğimiz dükkanları duyurdu. Bu arada, dükkan sahipleri de gönüllü olarak mekanlarını sergi için kullanıma açtılar. Birbirinden çok farklı üç konser sürerken tatlı satıcıları da ücretsiz baklava dağıttılar. Seyircilerin ve dükkan sahiplerinin ne kadar açık yürekli olduklarını görmek ilham vericiydi. Bu noktada, sergiye katılan sanatçı ve müzisyenlerin herhangi bir ücret almadıklarını da unutmamak gerekir.Etkinliğin yarattığı etki açılışa katılan insanlara da yansıdı. Müzisyenlerin yüzlerindeki tutkuyu görebiliyordunuz ve bu bulaşıcıydı. Ayrıca konserlerin karakteri de atmosfere iyi uyum sağlamıştı. Şunu da belirtmek gerekir ki, etkinliğe katılanlar ağırlıklı olarak erkeklerden oluşuyordu; hem esnaf hem de izleyicilerin çoğu.

9k=

 

İkinci konserde biri kemence, diğeri davul çalan iki erkek yer aldı. Bazı izleyiciler tüm tura katıldı, bazıları ise gelip gitti, katılımda değişiklikler oldu. Ancak, etkinliğin çok küçük çocuklardan yaşlılara kadar farklı kuşakların ilgisini çektiğini görmek özellikle güzeldi. Keyifle müzik dinlediler, video ve fotoğraf çektiler. Genç bir kişi de bana söylenen diller hakkında sorular sordu. Bu arada Arapça, Farsça, İngilizce ve biraz da Türkçe vardı. Sanat eserlerinin sergilendiği tüm dükkanlar ziyaret edildikten sonra, son derece duygusal, saksafon ve içten bir vokalle süslenmiş bir konser ile açılış taçlandırıldı.

Sonuç olarak, etkinliğin insanlar tarafından çok iyi karşılandığını söyleyebiliriz; bu durum özellikle dans eden çocuklardan ve gülen yüzlerden anlaşılıyordu. Onur Atay’ın açılışla ilgili düşüncesini de öğrenmek istedim. Ona göre, planlama aşamasında da dikkate alınan, “mekânın” insanları bütünleştirici bir rol oynayabileceği fikri netleşti. Tek eleştirisi, gelecekteki bu tür etkinlikler için daha geniş bir organizasyon grubu istemesiydi. Sonuç olarak, ben de sergi açılışını da başarılı olarak tanımlayabilirim, çünkü sanat alışverişinin yarattığı pozitif enerjiyi hissedebiliyordunuz. Tıpkı bir sokak festivali gibiydi.

 

*Cheyenne Toss, Almanya’da bulunan Mainz Uygulamalı Bilimler Katolik Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler: Göç ve Entegrasyon alanında uzmanlaşmaktadır. Şu anda İstanbul Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde Erasmus öğrencisi olan ve Erasmus programının bir parçası olarak GAR’da staj yapan Toss’un temel motivasyonu, yeni bilgiler, farklı çalışma yöntemleri ve hepsinden önemlisi, karmaşık göç konusuna farklı bir bakış açısı kazanmaktır.

**GAR Blog’ta yayınlanan yazılarda görüşler bütünüyle yazarlara aittir, Göç Araştırmaları Derneği’nin görüşlerini yansıtmaz. 

***Görseller yazarın sergide çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşmaktadır.

İlgili Yazılar

Bir İlham Kaynağı: Nermin Abadan-Unat

Bir İlham Kaynağı: Nermin Abadan-Unat

Tiktok’tan Mülteci Manzaraları — Dönmek, Kalmak, Gitmek —

Tiktok’tan Mülteci Manzaraları — Dönmek, Kalmak, Gitmek —

Sınırları Aşan Sanat: Göç ve Dayanışma Üzerine Söyleşiler – VI

Sınırları Aşan Sanat: Göç ve Dayanışma Üzerine Söyleşiler – VI

Diasporada Siyaset: CHP’nin Brüksel “Eylemi” Üzerine Gözlemler

Diasporada Siyaset: CHP’nin Brüksel “Eylemi” Üzerine Gözlemler

Sınırları Aşan Sanat: Göç ve Dayanışma Üzerine Söyleşiler – V

Sınırları Aşan Sanat: Göç ve Dayanışma Üzerine Söyleşiler – V

Sınırları Aşan Sanat: Göç ve Dayanışma Üzerine Söyleşiler – IV

Sınırları Aşan Sanat: Göç ve Dayanışma Üzerine Söyleşiler – IV

GARBülten

SON YAZILAR

  • EKİP
  • 2024 REBLOOM Festivali: Estetik İfadenin Kolektif Bir Sese Dönüşmesi
  • Öteki Hikâyeler Projesi
  • Geçici Koruma Rejimi: Son Gelişmeler, Sorunlar ve Gelecek için Perspektifler
  • REBLOOM 2: Göç Deneyimlerinden Hareketle Toplumsal Cinsiyet Temelli Tahakküm İlişkilerini Tartışmaya Açan Bir Sanat Alanı

Göç Araştırmaları Derneği | GAR Takip Et

GAR_Dernek
Twitter'da Retweet Göç Araştırmaları Derneği | GAR Retweetlendi
leesungah_ SungAh Lee @leesungah_ ·
13 Şub

Broken migration systems fuel insecurity.

At #MSC2026, IOM calls for coordinated action to expand safe pathways, reduce exploitation, and strengthen migration governance. We must move from dialogue to delivery.

Read more👇

Twitter'da yanıtla 2022298579998527547 Twitter'da Retweet 2022298579998527547 5 Twitter'da beğen 2022298579998527547 10 X 2022298579998527547
Twitter'da Retweet Göç Araştırmaları Derneği | GAR Retweetlendi
diaspora_turk DiasporaTürk @diaspora_turk ·
14 Şub

Belçika’nın Gent şehrinde yaşayan Herman Pillaert, 1970’li yıllarda Belçikalı komşuları tarafından “Türklerin Rahibi” ismiyle anılıyordu. Şimdiki Zondernaampark'ın olduğu yerde, çoğunlukla Türkiye ve Fas’tan gelen işçi ailelerinin yaşadığı eski bir mahalle bulunuyordu. Konutlar,

Twitter'da yanıtla 2022603338462769451 Twitter'da Retweet 2022603338462769451 22 Twitter'da beğen 2022603338462769451 201 X 2022603338462769451
Twitter'da Retweet Göç Araştırmaları Derneği | GAR Retweetlendi
infomigrants InfoMigrants @infomigrants ·
14 Şub

Young South Asian students are increasingly drawn to Germany by marketing promises of affordable education and high‑paying tech jobs, only to find themselves trapped in debt, exploitation, and the precarious food‑delivery sector.

Twitter'da yanıtla 2022670412073832739 Twitter'da Retweet 2022670412073832739 4 Twitter'da beğen 2022670412073832739 8 X 2022670412073832739
Twitter'da Retweet Göç Araştırmaları Derneği | GAR Retweetlendi
nccr_onthemove nccr – on the move @nccr_onthemove ·
4 Şub

🌍 Call for Contributions | #SCMMS2026
📍 Neuchâtel | 📅 7–8 July 2026
Horizons of Hope: Imagining Emancipatory Futures in Migration & Mobility
🗓 Deadline: 15 March 2026
👉 Full call & submission: https://nccr-onthemove.ch/events/swiss-conference-of-migration-and-mobility-studies-scmms-2026-call-for-contributions/

Twitter'da yanıtla 2019002333217309074 Twitter'da Retweet 2019002333217309074 9 Twitter'da beğen 2019002333217309074 36 X 2019002333217309074

“Bu web sitesi Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla Göç Araştırmaları Derneği’ne aittir ve AB’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.”

KVKK Aydınlatma Metni
Çerez Politikası
Rıza Beyanı
When autocomplete results are available use up and down arrows to review and enter to go to the desired page. Touch device users, explore by touch or with swipe gestures.
No Result
View All Result
  • GAR
    • Hakkımızda
    • Yönetim
    • Faaliyet Raporları
    • Duyurular
    • Üyeler
    • Ekibimiz
    • Tüzük
    • Politika Belgeleri
  • Yayınlar
    • Açıklamalar
    • Okuma Listeleri
    • GarBlog
    • Bültenler
    • Kitaplar
    • GAR Youtube
    • GAR Podcast
  • GARSanat
    • Birlikte Yaşam Yaz Sanat Kampı
    • EGEHUB
    • Göçmen Müzisyenler
    • Göç Sanat Dayanışma Söyleşi Serisi
    • Rebloom Festivali
    • Öteki Hikayeler
  • GAR Akademi
    • Eğitimler
    • GarEP
      • 2003 Güz Dönemi – 2024 Kış Dönemi
      • 2023 Bahar Dönemi
      • 2022 Güz Dönemi
      • 2022 Bahar Dönemi
      • 2021 Güz Dönemi
      • 2021 Bahar Dönemi
    • Yaz Okulları
  • Etkinlikler
    • Atölye ve Konferanslar
    • Güncel Göç Seminerleri
  • Araştırmalar
  • İletişim