
IMBROS.TONE-01 ve IMBROS.TONE-02
Alp Tuğan’ın Gökçeada’da ürettiği bu çalışma, adanın akustik ekolojisini biyofoni, jeofoni ve antropofoni katmanları üzerinden inceleyerek dinlemeyi hem bir araştırma yöntemi hem de estetik bir deneyim olarak yeniden tanımlar. Sanatçının kendi geliştirdiği piezo kontak mikrofonla topladığı yüzey ve titreşim kayıtları, rüzgârın kayada bıraktığı izden böceklerin ritmine, insan etkinliklerinin titreşimsel kalıntılarına kadar maddesel dünyanın saklı failerini duyulur kılar. Özenle işlenen ham ses arşivi, Gökçeada’nın canlı, cansız ve kültürel öznelerinin birlikte oluşturduğu çok katmanlı bir ses kompozisyonuna dönüşerek adanın işitsel mirasını görünür hale getirir. Ortaya çıkan yerleştirme, izleyiciyi kendi işitsel eşiğini yeniden keşfetmeye ve adanın ses manzarasıyla aktif bir ilişki kurmaya davet eder; böylece sanat, sadece belgeleyen değil, ortak hafızayı derinleştiren bir farkındalık pratiğine dönüşür.

Imbro(s)tone
Imbro(s)tone, sanatçının Gökçeada (İmroz)/Kapıkaya civarında sahil boyunca yaptığı, keşif yürüyüşü sırasında karşısına çıkan, morfolojisi jeolojik ve biyolojik sebeplerle başkalaşmış bir kayacın ses heykeline dönüştürülmüş halidir. Uzun süreli jeolojik olaylarla meydana gelen buluntu taşın kendi oluşum serüveni adeta adanın hafızasının ve göç olgusunun sembolik bir hali gibidir. Çeşitli metamorfozlara uğrayan bu tortul kayaç, zaman içinde biçimsel ve fiziksel olarak değişikliklere uğramıştır. Yapısal durumu gereği, üzerindeki oyukların deniz tabanlı canlılar tarafında kullanılmış ya da oluşturulmuş olduğunu gözlemlemek mümkündür. Fakat suyun içinde olması gereken bu taş, belki de hiç bir zaman bilemeyeceğimiz sebeplerle karaya göç etmiştir. Bu zorunlu ya da doğal yer değiştirme yüzünden üzerindeki canlıların bıraktıkları arta kalan yaşanmışlıkları gözlemlemek mümkündür. Jeolojik literatüre göre kireç taşı olması muhtemel kayacın ait olduğu yerden koparak sahile sürüklenmesinin sebeplerini her ne kadar bilemeyecek olsak da bölgenin bir parçası olduğunu biliyoruz. Sesini dinlemiş olduğunuz Imbro(s)tone, İmroz’un göç ve hafızasının sembolik bir yansımasıdır. Sanatçının taşın görünmeyen yüzeyine işlediği dikey, sık kesitler ve içine yerleştirdiği titreşim motorları sayesinde bu ses heykeli ortaya çıkmıştır.
Bio
Alp Tuğan’ın sanat pratiği, sosyo-teknoloji, algoritmik ifade biçimleri, canlı kodlama ve sesin birbirleriyle olan karşılıklı ilişkisi üzerine yoğunlaşmaktadır. Tuğan’ın sanatsal çalışmaları görsel ve işitsel deneyimlerden yola çıkarak melez ifade biçimleri üretmeyi amaçlamaktadır. İlhamını insan-teknoloji ilişkisi, doğayı taklit eden matematiksel modeller, buluntu donanımlar, ses ekolojisi, ve hesaplamalı ortamlardan almaktadır. Bu anlamda, mikroskopla gözlemlenebilen doğal bir fenomenin matematiksel modeli, buluntu donanımlar, pasif/aktif elektronik devre elemanları veya algoritmalara dayalı otonom bir sistemin çıktısı, potansiyel olarak sanat eserlerinin temelini oluşturabilir.





